Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Osman Cevdet Akçay sahnede ekonomik veriler içeren sunum yaparken

“İnsanlar her söylediğinizi anlarsa size güvenleri azalır”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Dr. Osman Cevdet Akçay, SAS Innovate on Tour Istanbul etkinliğinde güven ve iletişim üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Bir kurumun uzmanlığına duyulan güvenin, anlattığı her şeyin anlaşılmasından geçmediğini savunan Akçay, Merkez Bankası’nın yaptığı işin zorluğunu yeterince anlatamadığını söyledi.

Bir kurumun söylediklerini ne kadar iyi anlarsanız, o kuruma o kadar mı güvenirsiniz? Yoksa bazı şeyleri anlamamak, karşınızdakinin sizden daha fazlasını bildiğine inanmanızı mı sağlar?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Dr. Osman Cevdet Akçay, SAS Innovate on Tour Istanbul etkinliğinde yaptığı konuşmada bu soruya alışılmışın dışında bir yanıt verdi. Akçay’a göre güven oluşturmak için her şeyi herkesin anlayacağı şekilde anlatmak her zaman doğru bir strateji değil.

Yaklaşık 20 yıl boyunca uluslararası yatırım bankacılığı alanında çalıştığını hatırlatan Akçay, yaklaşımını müşteri kazanma deneyimlerinden hareketle anlattı. JPMorgan, Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi küresel finans kuruluşlarıyla rekabet ettiği yıllarda, potansiyel müşterilere anlatılan her şeyin anlaşılmasının her zaman avantaj sağlamadığını söyledi.

Akçay’a göre müşteri, anlatılanların büyük bölümünü anlamalı ancak bir bölümünde karşısındaki kişinin kendisinden daha fazla uzmanlığa sahip olduğunu hissetmeli. Bu yaklaşımın merkez bankacılığı için de geçerli olduğunu savundu.

“HER ŞEYİ ANLARLARSA SİZE GÜVENLERİ AZALIR”

Akçay, Merkez Bankası’nın kamuoyuyla kurduğu iletişimde uzmanlığını daha güçlü biçimde ortaya koyması gerektiğini savundu. İnsanların kararların amacını ve sonuçlarını anlayabilmesi gerektiğini, ancak kararların arkasındaki teknik süreçleri bütünüyle anlamalarının şart olmadığını söyledi.

“Her yaptığınızı anlarsa size güveni artmaz, azalır” sözleriyle bu yaklaşımını özetleyen Akçay’a göre kamuoyunda oluşturulması gereken algı, Merkez Bankası’nın yalnızca doğru kararlar aldığı değil, aynı zamanda başkalarının kolaylıkla yapamayacağı kadar karmaşık bir işi yürüttüğü olmalı.

“EN BÜYÜK HATAMIZ YAPTIĞIMIZ İŞİN NE KADAR ZOR OLDUĞUNU ANLATAMAMAKTI”

Akçay, 2023 yılında Merkez Bankası’nda göreve başlamalarının ardından yapılan en önemli hatalardan birinin, yürütülen para politikasının ne kadar zor ve karmaşık olduğunun yeterince anlatılamaması olduğunu söyledi. Kurumun yalnızca aldığı kararları değil, kararların arkasındaki uzmanlığı da görünür kılması gerektiğini belirtti.

“MERKEZ BANKACILIĞININ YÜZDE 99’U BEKLENTİ YÖNETİMİ”

Akçay’a göre merkez bankacılığının başarısı yalnızca faiz kararlarına veya uygulanan para politikası araçlarına bağlı değil. Asıl belirleyici unsur, piyasanın bu kararları nasıl yorumladığı ve geleceğe ilişkin beklentilerini nasıl değiştirdiği. Merkez bankacılığında kullanılan “Yüzde 99 beklenti yönetimi, yüzde 1 icra” yaklaşımını hatırlatan Akçay, bir kurumun söylediğiyle yaptığı arasında tutarlılık bulunması gerektiğini vurguladı.

“MERKEZ BANKALARI SEVİLMEK DEĞİL, KORKULMAK ZORUNDA”

Merkez bankalarının kısa vadede sevilmek veya popüler olmak gibi bir hedefinin bulunmaması gerektiğini savunan Akçay, asıl önemli olanın enflasyonla mücadelede kararlılığa duyulan inanç olduğunu söyledi. “Merkez bankaları korkulan kurumlar olmalı” diyerek ekonomik aktörlerin para otoritesinin gerektiğinde sert adımlar atmaktan kaçınmayacağına inanmasının önemini vurguladı.

“BÜTÜN BELİRSİZLİKLERİN ANASI ENFLASYON”

Türkiye’nin geçmiş büyüme ve enflasyon performansını değerlendiren Akçay, yüksek enflasyonun yüksek büyüme getirmediğine dikkat çekti. Türkiye’nin büyüme oranlarının oynak olduğunu belirterek “Bütün kötülüklerin anası enflasyon. Bütün belirsizliklerin anası enflasyon” dedi. Kalıcı ve istikrarlı büyüme için öncelikle enflasyonun düşürülmesi gerektiğini savundu.

“ARALIKTA DA FAİZ İNDİRİLMEMELİ”

Mevcut para politikasına yönelik eleştirilerde de bulunan Akçay, faiz indirimlerinde acele edildiğini savundu. Merkez Bankası’nın ekim ayında faiz indirimini pas geçmesi gerektiğini belirten Akçay, aralık ayında da faizlerin sabit tutulmasının piyasalara güçlü bir mesaj vereceğini söyledi. Faiz indirimlerinin piyasalarda bir indirim döngüsünün başladığı algısını oluşturmasının enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

“HEM FAİZİ HEM KURU KONTROL ETMEK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Döviz kuru yönetimini de değerlendiren Akçay, sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ekonomide hem faiz hem de kur üzerinde sürekli kontrol sağlamanın mümkün olmadığını belirtti. Kurun zaman içinde daha esnek hareket edebileceği bir yapıya geçilmesi gerektiğini, bu dönüşümün piyasalara önceden anlatılmasının önem taşıdığını savundu.

“İKİ DOĞRU KARAR BÜTÜN YANLIŞLARI UNUTTURABİLİR”

Türkiye ekonomisinin toparlanma kapasitesine de dikkat çeken Akçay, piyasaların doğru politikalara hızlı tepki verebildiğini söyledi. “İki tane doğru karar alın, bütün yanlış kararlar unutturulur” diyen Akçay, Türkiye’nin ekonomik dinamizminin önemli bir avantaj olduğunu ifade etti. Ona göre enflasyonla mücadelede başarıya ulaşmak, doğru kararları almanın yanı sıra bu kararların gerekçelerini piyasalara inandırıcı biçimde anlatmaktan geçiyor.

Bir Cevap Yazın