Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Uğur Muslu

Systemair Türkiye elektriğinin tamamını güneşten üretiyor

Systemair Türkiye, Dilovası fabrikasının elektrik ihtiyacının tamamını 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle karşılıyor. Şirketin karbon maliyetlerine hazırlığında güneş enerjisinin yanı sıra tedarikçilerden toplanan emisyon verileri ve ürünlerin yaşam döngüsü hesaplamaları da yer alıyor.

Sanayide karbon ayak izi, enerji tüketiminin ötesinde satın alma ve ihracat kararlarını da şekillendiriyor. İklimlendirme ve havalandırma ekipmanları üreten Systemair Türkiye, bu dönüşüme üretimde kendi elektriğini üreterek, tedarik zincirinde ise ürün bazlı karbon verilerini izleyerek hazırlanıyor.

Şirketin açıklamasına göre Dilovası fabrikasında devreye alınan 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santrali, tesisin tüm elektrik ihtiyacını karşılıyor. Santralle yılda yaklaşık 1.050 ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor.

Karbon maliyeti tedarikçi seçimine yansıyor

Systemair Türkiye Fabrika Direktörü Uğur Muslu, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) sektör üzerindeki etkisinin temel girdiler üzerinden hissedildiğine dikkat çekiyor. Muslu, bu ayrımı şöyle anlatıyor: “SKDM bugün ürünlerimizi doğrudan değil, çelik ve alüminyum gibi temel girdileri kapsıyor; ancak bu girdiler üzerinden maliyet ve tedarik zinciri etkisini şimdiden hissediyoruz.”

Muslu’ya göre AB pazarında karbon maliyetinin daha görünür hale gelmesi, ürün fiyatları kadar tedarikçi seçimini ve rekabet gücünü de etkileyecek. Bu nedenle tedarikçilerden güvenilir emisyon verisi alınması, doğrulanması ve satın alma ile maliyetlendirme süreçlerine aktarılması önem taşıyor. Şirket, bugün tedarikçilerinin yüzde 25’inden ürün bazlı emisyon verisi alıyor.

Muslu, “SKDM bizim için yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ihracat pazarlarında rekabetçiliğimizi koruyacak stratejik bir konu” diyor.

Ürünlerin yaşam döngüsü hesaplanıyor

Systemair, Dilovası ve küresel tesislerinde üretilen klima santralleri ile havalandırma ekipmanları için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) süreçlerini tamamladığını bildiriyor. Şirket, bu çalışmalarla müşterilerine doğrulanmış emisyon verisi sunuyor.

Tedarik zincirindeki karbon verilerinin düzenli ve karşılaştırılabilir hale getirilmesi için satın alma, kalite, mühendislik ve finans ekipleri birlikte çalışıyor. İhracatçı müşterilerin karbon raporlamasında ihtiyaç duyduğu ürün bazlı emisyon hesaplamalarına da destek veriliyor.

Enerji tüketimini tasarım aşamasında azaltma hedefi

Şirketin çalışmaları fabrikanın elektrik üretimiyle sınırlı değil. Muslu, iklimlendirme cihazlarında düşük Küresel Isınma Potansiyeli’ne (GWP) sahip soğutucu akışkanlara öncelik verdiklerini; yüksek verimli EC motorlarını, ısı geri kazanım eşanjörlerini ve akıllı otomasyon sistemlerini ürünlerinde standart hale getirdiklerini belirtiyor.

Bu yaklaşımın amacı, cihazların kullanım ömrü boyunca tükettiği enerjiyi ve buna bağlı emisyonları azaltmak. Muslu, üretim ve operasyon merkezlerinin de LEED Gold bina standartlarına göre tasarlanıp işletildiğini ifade ediyor.

2030 için yüzde 30 azaltım hedefi

Systemair Türkiye, 2026 yılını baz alarak 2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğunu yüzde 30 azaltmayı hedefliyor. Şirket, ürün ve tedarikçi bazlı karbon verilerini satın alma ve yatırım kararlarında daha belirleyici hale getirmeyi planlıyor.

Muslu, hedeflerini şu sözlerle özetliyor: “SKDM’nin kapsamı genişledikçe sistemlerimizi buna göre güncelleyecek, hem kendi çevresel etkimizi hem de müşterilerimizin karbon yükünü azaltmaya devam edeceğiz.”

Bir Cevap Yazın