Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Yurtdışında işletme okuyup Türkiye’de sihirbaz oldu

Mentalizm adını verdiği ve karşıdakinin düşüncelerini tahmin etmeye dayanan interaktif illüzyon performansıyla şaşırtan Güneş Batmaz, sihirbazlık sanatına dair bilinenlerin sınırlarını zorluyor. “Oyunlar oynayarak çağdaş sihirbazlığın büyülü dünyasını keşfediyoruz” diyen illüzyonist, sihirbazlığı ülkemizde icra edilmeyen bir tarzda sunuyor. Gösterinin odağına sihir seven büyük çocukları yani konuklarını koyan Batmaz, “Konukları dahil etmeyi seviyorum. Performansımın tamamı kendi kurguladığım anlardan oluşuyor. Katılımcılarıma başka bir yerde rastlayamayacakları kahkaha ve sihir dolu bir deneyim sunuyorum. İllüzyonun büyülü dünyasını merak eden sanatseverleri Beden İşleri Stüdyo’daki gösterilerime davet ediyorum” diyor.

Güneş Batmaz’ın sıradışı hikayesi mini röportajımda…

– Öncelikle kendi özgeçmişinizden ve sizi sihirbazlığa ulaştıran süreçten bahseder misiniz?

Üniversite eğitimim boyunca, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Arjantin, Güney Kore, Hindistan ve İngiltere gibi farklı altı ülkede yaşama fırsatı buldum. Bu süreçte, kendi ülkemizin dışında adımı doğru telaffuz edebilen kimse olmadığını fark ettim. Bu nedenle, başlangıçta herkesin kolayca hatırlayabileceği bir sahne adı kullanmaya karar verdim. Ancak, bu ismin Türkiye’de yadırgandığını fark edince, uzun bir aradan sonra kendi adımla sahneye çıkmaya başladım. 2019 yılında “Bachelor of Science in Business” (işletme lisansı) diplomasıyla Türkiye’ye döndüm. Eğitim sürecimde erken aşama şirketler ve marka yönetimi üzerine uzmanlaştım. Bir süre bu alanda çalıştıktan sonra, hayatımı raporlar ve tablolar başında geçirerek zengin patronları daha da zengin etmeye adamak istemediğime karar verdim.

Çocukluğumdan beri hayatımda olan sihirbazlığı profesyonel olarak icra edebileceğimi gördüğümde, kurumsal danışmanlık kariyerimi bırakarak sahne sanatlarına yöneldim. Sihrimi daha etkili bir şekilde sahneye taşımak için iki yıl boyunca tiyatro atölyelerine katıldım ve bu süreçte profesyonel sihirbazlık kariyerime dair altyapı çalışmalarımı başlattım. Tiyatro eğitimi sayesinde sahne hâkimiyetimi geliştirdim ve fikirleri sahneye aktarma ile prodüksiyon süreçleri hakkında pek çok şey öğrendim. Zaten danışmanlık mesleğimde de yenilikçi fikirleri hayata geçirme konusunda deneyimli olduğum için, eğlence dünyasında kendime özgü bir alan yaratabileceğime olan inancımla kısa sürede tam zamanlı bir sihirbaza dönüştüm.

– Sihirbaz olarak çocukluktan itibaren örnek aldığınız isim ya da isimler var mıdır?

İnternette bulunan halka açık kaynaklardan faydalanarak, önce yıllarca kendi kendimi geliştirdim. Daha sonra hayranı olduğum ustaların DVD’lerini yurt dışından getirttim ve detaylı bir şekilde üzerinde çalıştım. Biraz daha tecrübe kazandığımda, alanında en iyi sihirbazların düzenlediği atölye çalışmalarına ve eğitim programlarına katıldım; bu süreçte sihir kitapları okumaya da başladım. Dani DaOrtiz, Patrik Kuffs, Ken Weber, Banachek, Marc Paul, Lennart Green, Max Maven, Woody Aragon, Jan Forster, Juan Tamariz, Colin Mcleod, Ed Alonzo, Dan Harlan, Tommy Wonder, Xavier Mortimer, Simon Aronson, Darwin Ortiz, Drew Backenstoss, Harlan Tarbell, Ross Johnson, Lewis Le Val, Dee Christopher, Woody Aragon, Lior Manor, Chuck Hitchcock, T.A. Waters, Bob Cassidy, Theodore Annemann, John Carey, Richard Osterlind, Roberto Giobbi, Ian Rowland, David Williamson ve Jay Sankey gibi üstatların tarzlarını yakından inceledim. İllüzyon sanatının farklı dalları ve teorik yönleri üzerine yüzlerce kitap okudum ve kendimi bu alanda geliştirebilmek için yıllar boyunca on binlerce dolar harcadım. Kendi sahne performansımın yanı sıra, özel ihtiyaçlara göre özgün ve büyülü deneyimler tasarlayabiliyor olmamı kendime yaptığım bu uzun soluklu yatırımlara borçluyum.

– Gösterinizi mentalizm veya modern sihir olarak adlandırıyorsunuz. Modern sihir nedir? Yaptığınız, uyguladığınız şey nasıl bir sihir?

Etkili bir sihirli deneyimin katılımcılarda derin duygular uyandırması amaçlanır. Örneğin hayret, yetişkin hayatlarımızda günlük koşuşturmalar arasında pek deneyimleyemediğimiz bir duygudur ve sihrin özünü oluşturur. Fakat sadece hayrete dayalı bir performans bulmacadan öteye geçemez. Deneyimi sihir kılan, katılımcıların temel duygularını, düşüncelerini ve hayat deneyimlerini de anın içine katmaktır. Sihirbazın amacı hava atmak veya insanları kandırmak değildir; böylesi anlara aracı olmaktır. Ben kendi sunum tarzımı bir gösteriden ziyade, bir paylaşım olarak görüyorum. Performanslarım tamamen interaktif olduğu için, konuklarım benim katılımcılarım, izleyicilerim değil. Sihrime oyunlar oynatan bir moderatör olarak yaklaşıyorum; böylelikle, insanların, anların ve bağlamların sihrinin ortaya çıkabilmesine elverişli bir ortam yaratıyoruz. Her performans benim için de böylelikle eşsiz bir deneyime dönüşüyor. 

Şu an herhangi bir bilet platformuna girip aktif sihirbazlık etkinliklerine baktığınızda, hemen hemen hepsinin çocuk ve aile gösterileri olduğunu görürsünüz. Ben performanslarımı yetişkinler için kurguluyorum. Çocukları mümkünse evde bırakın diyorum. Yine de bir yaş sınırı koymaktan kaçınıyorum; herhangi bir uygunsuzluk olmadığından her yaştan konuğu misafir ettim. Yetişkinler için derken, sahnelediğim tarzdaki sihirle tam anlamda etkileşebilmek için katılımcıların belli bir seviyede hayat deneyimi, olgunluk ve soyut düşünebilme yetisi edinmiş olmalarını bekliyorum.

1800’lerin başından bu yana, o zamanlarda da şapkadan tavşan çıkarılıyordu, sihirbazlık sanatı çok evrildi. Beni heyecanlandıran, sihirbazlığın çok daha farklı ve hayattan bir şekilde sunulabileceğini insanlarla paylaşmak. İzleyicisi olduğu sürece kimsenin performans tarzını hor göremem; elbette herkesin sanatı ve görüşü kendine…

– Dünyada sizinle aynı yöntemi kullanan sihirbazlar var mı?

Elbette; hatta, benimle aynı yöntemleri kullanan psişik medyumlar bile var. Onların aksine, ben becerilerimi insanları eğlendirmek için kullanıyorum. Benim performansımı özgür kılan, 20 yılı aşkın bir süredir öğrenmekte ve kullanmakta olduğum bütün yöntem ve prensiplerin, kişiliğim ve anlatmak istediklerimle birlikte harmanlanarak eşsiz sihirli deneyimler olarak dışa vurumu.

Etkili bir çağdaş illüzyon performansı, yöntem, etki ve sunum olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa edilir. Her biri, performansın genel etkisine benzersiz bir katkı sağlar ve aynı zamanda performansın özgünlüğünü ve yaratıcılığını şekillendirir. Yöntem, illüzyonun gerçekleştirilmesi için kullanılan teknikleri ve prensipleri kapsar; bu, imkânsız olanı mümkün gibi gösteren gizli mekanizmadır. Bir sihirbazın yöntemi tasarlama ve uygulama becerisi, performansın akıcılığını belirler. Ancak yöntem tek başına, diğer unsurlar olmadan izleyiciyi büyüleyemez. Etki, izleyicinin sihir deneyimini tanımladığı, “imkânsız” anı temsil eder. Bu, izleyicinin gördüğüne inanarak oluşturduğu anlatıdır ve duygusal bir bağ kurulması için net, etkileyici ve unutulmaz olmalıdır. Sunum, performansı çerçeveleyen bağlamı ve hikâyeyi sağlar; bu da illüzyona derinlik, anlam ve duygusal bir rezonans katar. Etkileyici hikâye anlatımı, ilgi çekici karakter çalışmaları ve özgün tematik unsurlar aracılığıyla sihirbaz, bir “numara”yı sihre dönüştürür.

Bu üç sütun birbiriyle sıkı bir şekilde bağlantılıdır. Zayıf bir yöntem, etkiyi zedeleyebilirken, net olmayan bir etki sunumun gücünü azaltabilir. Buna karşın, bu unsurların güçlü bir sinerjiyle birleştirilmesi, kusursuz ve sürükleyici bir deneyim yaratır. Yaratıcılık ve özgünlük, bu unsurların yenilikçi bir şekilde harmanlanmasından doğar. Benzersiz bir yöntem, klasik bir etkiye modern bir dokunuş veya özgün bir sunum tarzı, bir sihirbazı diğerlerinden ayırarak performansını unutulmaz kılar. Sihirbazın kişiliği, bakış açısı ve yaratıcılığını bu sütunlara entegre edebilme yeteneği, performansın sadece izlenmekle kalmayıp derin bir şekilde hissedilmesini sağlar.

– Düşünceleri ve olacakları tahmin etmenin bilimsel bir yolu var mı?

Düşünceleri ve olayları tahmin etmek, bilimsel olarak bir dereceye kadar mümkün olsa da, bu süreç hem fırsatlar hem de sınırlarla doludur. Nörobilim ve yapay zekâ, insan düşüncelerini anlamak ve olayları öngörmek için güçlü araçlar sunarken, bu teknolojiler kesinlikten çok olasılıklarla çalışır. Karmaşık ve kaotik sistemler, belirsizlikler barındırarak tahmin süreçlerini zorlaştırır. Hava durumunu tahmin edebiliyor olmamız ama bu tahminlerin her zaman doğru olmaması bence güzel bir örnek. Benim de herhangi bir doğaüstü gücüm yok ve performanslarımda bu tarz tahminlerde bulunmam mümkün değil. Benim için sihrin özü, başı ve sonu arasında rasyonel bir bağ bulunmayan anlardır. Bu anları kurgulamak ve gerçekleştirebilmek için, bir sihirbaz insan zihninin özellikle algı ve dikkat açılarından nasıl çalıştığına hâkim olur ve insanın düşünme çerçevelerini manipüle ederek zihinlerde sihri yaratır. Sihirbazlık, sanatçının tek başına icra edemeyeceği ender sanatlardandır; sihirbazın tuvali, katılımcının zihnidir. Böylelikle, düşünceleri ve olacakları büyük bir kesinlikle tahmin edilebileceğimin illüzyonunu yaratmam mümkün olabiliyor.

Bir Cevap Yazın