Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

🧠 Geri geri yürümek beyin için faydalı

Çocukken geri geri yürümeye çalışırdık. Çocukken yapılan garip hareketlerin hiçbirinin anlamsız olduğuna inanmıyorum, mutlaka içgüdüsel olarak bize bir katkı sunmaya çalışıyorlardı. Meğer geri geri yürümek de öyleymiş. Yeni yapılan araştırmalara göre geriye doğru yürümek, fiziki sağlığımızı, özellikle de beynimizi güçlendiriyormuş. İddialara göre sırt ağrısının, diz sorunlarının ve artritin tedavisinde bu yöntemden yararlanılabiliyor. Üstelik “retro yürüyüş” diye yeni bir trend haline gelen bu yürüme tekniği, belleği güçlendirip, sorun çözme becerilerini geliştiriyormuş. Bu faydaların dayanağı eski Çin’den kaynaklanıyor. Fakat günümüz Avrupa’sında ve Amerika’sında da tıp araştırmacıları, kişinin bu yolla sportif performansını geliştirebileceği, kaslarını güçlendirebileceği konusunda hemfikir.

ABD Nevada Üniversitesi’nden biyomekanik uzmanı Janet Dufek, 20 yıldan bu yana insanların geriye doğru olan hareketlerini inceliyor. Dufek, dört haftalık periyotta toplam 10-15 dakika geri yürüyüşün insan sağlığına katkı sağlayacağını söylüyor. Dufek’e göre omurilik, geri yürüyüşle istikrar ve esneklik kazanıyor. Dufek, “Dizlerinden ve sırtından sorunu olan atletlerin, yaptığımız deneylerde, onları geri yürüterek sorunlarından büyük ölçüde kurtulduklarını gördük. Tek sorun, insanların geriye yürüyen kişilere iyi gözle bakmamaları” diyor.

Geri yürüme, hatta geri koşma, bazı spor dallarında da önem kazanıyor. Örneğin tenis. Tenisçi, rakibin gönderdiği topun nereye düşeceğini büyük ölçüde tahmin ediyor olsa da kortta ileri, geri, yana koşmanın önemini çok iyi biliyor. Yana ve geriye koşmasını iyi bilen tenisçi, kas gerilmesi gibi sakatlıklardan kendisini koruyabiliyor. Sadece atletler değil, genç/yaşlı herkes geriye yürüyüşün faydalarını görebilir. Örneğin geri yürüyüş, ileri yürüyüşten daha fazla kalori yaktırıyor. Geri yürüme sporunun, diz ameliyatı olmak zorunda olan hastaları bile sağlığına kavuşturduğu iddia ediliyor.

İleri ve geri yürüyen insanlarda bir algı sorunu olup olmadığına dair Hollanda’da yapılan bir araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Buna “Stroop testi” deniyor. Bir örnek verelim. “Kırmızı” kelimesini kırmızı renkte bir kalemle yazarsanız, kişi bunu algılamakta zorluk çekmez. Beyniniz, kırmızı kelimesini kırmızı renkle bağdaştırdığı için kolayca algılar. Ama “kırmızı”yı, mavi renkle yazarsanız, kişi çok kısa bir süre de olsa düşünür.  Fark, belki saniyenin onda biri kadardır ama yine de bir gecikme söz konusudur. Bu gözlem, 1935’te John Ridley Stroop tarafından yapıldı. Bu deneyi siz de yapabilirsiniz. Kırmızı-mavi-yeşil kelimelerini kendi renklerinde yazın. Herkes kolayca algılayacaktır. Ama bu kelimeleri farklı renklerde yazarsanız, denek kişi hemen yanıt veremeyecektir. Hele birkaç dakika sonra kelimenin hangi renkte yazıldığını kesinlikle hatırlamaz. Kırmızı renkte yazılmış kırmızı kelimesi, ömür boyu hatırlanacaktır. Ama mavi renkte yazılmış kırmızı kelimesinin hatırlanması kolay olmayacaktır. Geriye doğru yürümeye alışmış kişi, hangi renkte yazılırsa yazılsın kelimeleri doğru algılar. Çünkü beyni eğitilmiştir.

Bir Cevap Yazın