Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu çalışmalara göre, iş ortamlarında yaşanan anksiyete ve depresyon sonucunda yılda 12 milyar iş günü kaybediliyor. Son yıllarda çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişmiş durumda. Çalışanlar artık ‘Ruh Sağlığı İzni’ de alıyor…
Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini ‘ruh sağlığı izni’ olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu kaydeden uzmanlar, özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığını söylüyor. Akıl sağlığı sorunlarının maliyetinin 2030 yılına kadar küresel anlamda 6 trilyon ABD dolarına ulaşılacağı tahmin ediliyor. Bu rakam kanser, diyabet ve solunum rahatsızlıklarının toplam maliyetinden daha fazla. Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu çalışmalara göre ise, her sekiz kişiden biri ruh sağlığı bozukluğu yaşıyor. Yetişkin çalışanların yüzde 15’inden fazlası hayatının bir döneminde ruh sağlığı problemiyle karşı karşıya kalıyor. Buna bağlı olarak kişilerin iş ortamlarında yaşadıkları anksiyete ve depresyon sonucunda yılda 12 milyar iş günü kaybediliyor. Bu durumun küresel ekonomiyi yılda 1 trilyon dolar zarara uğrattığı hesaplanıyor.
Covid-19 pandemisi, devam eden uluslararası çatışmalar, savaşlar, toplumsal huzursuzluk, kutuplaşmalar, istikrarsız ekonomi ve iklim krizi gibi çalkantılı olayları göz önüne aldığımızda, üreten, çalışan insanlarda anksiyete ve depresyon artmış durumda.
Modern dünyada stres ve tükenmişlik arttıkça fiziksel hastalıklar kadar ruh sağlığı da ön plana çıkıyor. Görüştüğüm uzmanların çoğu, tüm kurumlarımızın çalışanların ruh sağlığı için adım atması ve ruh sağlığını korumaya yönelik izin uygulamaları başlatması gerektiğini düşünüyor. Böyle bir uygulamanın verimliliği de artıracağı düşünülüyor. Çalışanlarına yan hak olarak özel yoga dersleri aldıran şirketler bile var. Bazı uzmanlar ise böyle bir uygulamanın suistimale açık olacağı görüşünde. Sınırların nasıl çizileceğinin belirsiz olacağını söylüyorlar. Bunun insan kaynağı anlamında bir sürdürülebilirlik meselesi olduğunu düşünen uzmanlar da var. Peki sizce? Türkiye’de ruh sağlığı izni uygulaması işe yarar mı?



Bir Cevap Yazın