Türkiye’de yapay zekâ artık yalnızca yazılımlardan ibaret değil. Çevresini algılayan, karar veren ve fiziksel dünyada görev üstlenen robotik sistemler, sanayiden sağlığa uzanan yeni bir teknoloji yarışının merkezinde. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), bu alandaki dağınık yetkinlikleri bir araya getirmek amacıyla Robotik Türkiye Platformu’nu kurdu.
İstanbul Modern’de tanıtılan platformun kurucu üyeleri arasında Eczacıbaşı Topluluğu, Milvus Robotics, Togg, Türk Hava Yolları ve Zorlu Holding bulunuyor. Hedef, sanayi kuruluşları, robot üreticileri, entegratörler, girişimler, akademisyenler, yatırımcılar ve kamu arasında yeni iş birlikleri oluşturmak.
Robotlar fabrikadan hastaneye uzanıyor
Fiziksel yapay zekâ, kamera ve sensörlerle çevresini algılayıp gerçek dünyada görev yerine getirebilen sistemleri tanımlıyor. Fabrikalardaki otomasyon çözümleri, depolardaki hareketli robotlar ve sağlık ile tarım alanındaki uygulamalar bu dönüşümün parçaları. Robotik Türkiye Platformu, teknoloji geliştiren şirketlerle bu çözümlere ihtiyaç duyan kurumları buluşturarak araştırmaların somut uygulamalara dönüşmesini desteklemeyi amaçlıyor.
Faruk Eczacıbaşı: İnsana ve doğaya katkısına da bakmalıyız
Lansmanda konuşan TBV Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, robotik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı: “Buhar makinesi bize daha hızlı ve daha çok üretmeyi öğretti. Ancak bunun bedelini çoğu zaman doğa ödedi. Bugün robotlar ve yapay zekâ hayatımızın her alanına giriyor. Bu kez sadece ne kadar ürettiğimize değil, ürettiğimizin insana ve doğaya ne kattığına da bakmalıyız.”
Eczacıbaşı, Türkiye’nin bu teknolojilerin geleceğini belirleyen küresel tartışmalarda söz sahibi olmasını istediklerini belirtti.

Türkiye’de bir yılda 3 bin 194 robot kurulumu
Lansmanda Togg sponsorluğunda, yaklaşık 30 uzmanın katkısıyla hazırlanan Türkiye Robotik Ekosistemi Raporu da açıklandı. Rapora göre küresel robot talebi son 10 yılda iki katından fazla artarken Türkiye’de 2025 yılında 3 bin 194 endüstriyel robot kurulumu gerçekleşti.
Raporda, Türkiye’nin robotik uygulama ve entegrasyon alanında edindiği deneyimin, yerli bileşen ve robot üretimini geliştirmek için önemli bir temel oluşturduğu belirtiliyor. Bir sonraki aşamada bu yetkinliğin daha fazla teknoloji geliştirme ve küresel pazarda büyümeye dönüştürülmesi hedefleniyor.
Metin Sitti: Teknolojik bağımsızlığın temel taşı
Bilim insanı Prof. Dr. Metin Sitti ise fiziksel yapay zekâ ve robotiğin ülkelerin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığında belirleyici olacağını ifade etti. Sitti’ye göre Türkiye’nin akademik araştırma kapasitesi, sanayi altyapısı ve girişim ekosistemi önemli avantajlar sunuyor. Platform, laboratuvarlarda geliştirilen teknolojilerin fabrikalara, hastanelere ve uluslararası pazarlara taşınmasında köprü görevi üstlenebilir.
İlk hedef pilot projeler ve iş birlikleri
Platformun ilk yıl gündeminde şirketlerle girişimleri pilot uygulamalarda buluşturmak, yerli ve yabancı uzmanların katılımıyla bilgi paylaşımını artırmak ve robotik ekosisteminin ihtiyaçlarını kamu kurumlarıyla değerlendirmek bulunuyor.
Platforma ve ekosistem raporuna ilişkin ayrıntılar roboturkiye.org/raporlar adresinde yer alıyor.


Bir Cevap Yazın