Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Başkanı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu

Peyzaj kraliçesi!

Zorlu Center, Kanyon, Divan Kuruçeşme, Beykoz Konakları gibi Türkiye’deki binden fazla imza projenin peyzajlarını yapan, Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna 2.000 kilometreyi aşkın otoyol peyzaj uygulaması gerçekleştiren Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Başkanı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu, kentlerin soğutulması ve biyorestorasyon alanındaki uzmanlığını yurtdışına da taşıdı.

ÜRÜN DİRİER

Sünger şehirler ve biyorestorasyon denince Türkiye’de akla gelen ilk isimlerden biri, Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Başkanı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu. Zorlu Center, Kanyon, Emaar Square Mall, Four Seasons Sultanahmet, Divan Kuruçeşme, Beykoz Konakları, The Peninsula İstanbul, Piri Reis Üniversitesi, Zeyrek Çinili Hamam, Tophane Parkı, AnkaMall gibi İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki ikonik binaların hepsinin peyzajı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu ve ekibine ait. Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna uzanabilecek şekilde 2.000 kilometreyi aşkın otoyol peyzaj uygulaması da yine ona ait. Hatta 3. Köprü çalışmalarında gerçekleştirilen ve Türkiye’nin ilk ekolojik köprüsü olan Uskumruköy civarındaki uygulama da Nesrin hanıma ait. Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Başkanı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu için peyzajların kraliçesi de denilebilir. Sadece Türkiye’de değil yurtdışında da imza projelere destek veren Otuzoğlu, Etiyopya’dan Rusya’ya kadar geniş bir coğrafyada peyzaj tasarımları yapıyor.

Karaoğlu Peyzaj, kurulduğu 1994 yılından bugüne, 30 yılı aşkın deneyimiyle doğa ve insan odaklı tasarım ve uygulamalar üreten bir şirket. İnşaat, altyapı, enerji, maden gibi pek çok sektöre değer katan peyzaj tasarım, uygulama, bakım ve doğa onarım projeleri gerçekleştiriyorlar. Lüks segmente hizmet sunan oteller, dev konut projeleri, havalimanları, köprüler, otoyollar, demiryolları, boru hatları, eğitim kurumları, kurumsal yerleşkeler, hastaneler ve kültürel varlıklar için peyzaj çözümleri geliştiriyorlar. Sürdürülebilirlik odaklı peyzaj çözümleriyle iklim krizine karşı sera gazı emisyonunu azaltan, kentlerin soğutulmasına destek olan ve doğa tabanlı peyzaj çözümleri sunan şirket, aynı zamanda Sakarya, İstanbul, Ankara ve Bodrum’daki toplam 50 hektarı aşkın alanda fidanlık üretim ve lojistik merkezlerindeki yüksek ihracat kapasitesi ile de ülke katma değer sağlıyor. Deloitte’un “Türkiye’nin En İyi Yönetilen Şirket” ödülüne iki kez layık görülen şirket, uluslararası alanda 10’dan fazla ödüle sahip…

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Peyzaj mimarlığı eğitimimi Ankara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra mesleki deneyimimi sahada derinleştirmek amacıyla Hollanda’da çalıştım. 1994 yılında Karaoğlu Peyzaj’ı kurduk. Yola çıkarken temel motivasyonumuz, peyzajı yalnızca estetik bir tamamlayıcı unsur olarak değil; doğayı onaran, kentleri iklim krizine karşı dirençli hale getiren ve yaşam kalitesini yükselten stratejik bir disiplin olarak ele almaktı. Bugün 30 yılı aşkın süredir, tasarımdan uygulamaya, bakımdan doğa onarıma kadar uçtan uca hizmet veren; Türkiye’de kazandığımız sürdürülebilir peyzaj çözümleri tecrübesini dünyaya taşıyarak globalleşmiş bir firmayız. Bu süreçte yalnızca peyzaj uygulamaları değil, aynı zamanda sektör için insan kaynağı, bilgi birikimi ve sürdürülebilirlik vizyonu ürettik. Bugün geldiğimizde noktada Türkiye’den dünyaya sürdürülebilirlik ihraç ediyoruz.

Şirketin kuruluş hikâyesini nasıl özetlersiniz?

Karaoğlu Peyzaj, 1994 yılında Ankara’da, sınırlı imkânlarla ama çok net bir vizyonla kuruldu. O dönem peyzaj, çoğunlukla “son dokunuş” olarak görülüyordu. Biz ise ilk günden itibaren peyzajı; mühendislik, ekoloji ve mimarlığı bir araya getiren bütüncül bir alan olarak konumladık. Bu yaklaşım, bizi zamanla büyük ölçekli altyapı projelerine, otoyol ve enerji yatırımlarına, maden sahalarına ve uluslararası projelere taşıdı. Bugün geriye baktığımızda, Karaoğlu Peyzaj’ın büyüme hikâyesi aslında Türkiye’de peyzaj anlayışının dönüşüm hikâyesiyle paralel ilerledi.

Şirketinizde doğrudan veya dolaylı kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz? Ölçeğiniz nedir?

Bugün Karaoğlu Peyzaj, proje yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık 300 kişilik multidisipliner bir ekiple çalışıyor. Alt yüklenicilerimiz, tedarikçilerimiz ve üretim-lojistik ağımızla birlikte değerlendirildiğinde, dolaylı istihdam etkimiz çok daha geniş bir ekosisteme yayılıyor. Yıllar içinde yetiştirdiğimiz yüzlerce peyzaj mimarı ve teknik uzmanla, sektörün kurumsallaşmasına ve nitelikli insan kaynağı oluşmasına da katkı sunduk.

2026 büyüme planlarınız neler?

2026’ya bakarken büyümeyi yarattığımız etkinin daha da genişlemesiyle tanımlıyoruz. Bugün iklim krizi, altyapıdan sanayiye, enerjiden gayrimenkule kadar tüm sektörler için doğa tabanlı çözümleri bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirdi. Kentlerin soğutulması, suyun yönetilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve ekosistemlerin korunması artık iş sürekliliğinin ve ekonomik dayanıklılığın ayrılmaz bir parçası ve 2026 için öncelikli konularımız. Bu dönüşümde peyzaj, iklim krizine karşı geliştirilen stratejik bir altyapı olarak konumlanıyor. Karaoğlu Peyzaj olarak önümüzdeki dönem stratejimizi, bu dönüşümün sahadaki itici gücü olmak üzerine kuruyoruz. Farklı sektörlerin projelerinde doğa tabanlı sürdürülebilir peyzaj çözümlerinin planlama aşamasından itibaren standart hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Ne tür hizmetler veriyorsunuz?

Peyzaj tasarımı, bitkisel ve yapısal peyzaj uygulamaları, bakım hizmetleri, otoyol peyzajı, erozyon kontrolü ve doğa onarımı ana faaliyet alanlarımız arasında. Yanı sıra hydroseeding, hydromulching, şev stabilizasyonu ve ekosistem onarımına yönelik çözümler sunuyoruz.

Türkiye’de en bilinen projeleriniz hangileri?

Bugüne kadar Türkiye genelinde 1000’in üzerinde projeye imza attık. Kamuoyunda en çok bilinen projelerimiz arasında; Zorlu Center, The Peninsula İstanbul, Kanyon, Emaar Square Mall, Four Seasons Sultanahmet, Divan Kuruçeşme, Beykoz Konakları, Piri Reis Üniversitesi, Zeyrek Çinili Hamam, Tophane Parkı, Ankara’daki Saraçoğlu Mahallesi, AnkaMall, Park Oran Konutları ve Next Level gibi projeler yer alıyor. Bu projelerin her biri, peyzajın bir yapıya yalnızca estetik değil; ekonomik, çevresel ve sosyal değer kattığını gösteren örnekler.

Otoyol düzenlemeleri kapsamında Türkiye’de ne kadar alan yapılandırdınız?

Bugüne kadar Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna uzanabilecek şekilde 2.000 kilometreyi aşkın otoyol peyzaj uygulaması gerçekleştirdik. Otoyol peyzajı çoğu zaman sadece görsel bir unsur gibi algılanır. Oysa doğru planlanmış bir otoyol peyzajı; erozyonu önler, karbon emisyonunu azaltır, kazaları azaltır ve kaza anında tampon görevi görür, yangınların yayılmasını engeller, biyoçeşitliliği destekler. Biz otoyol peyzajı projelerini her zaman doğa onarımı perspektifiyle ele alıyoruz.

Yurtdışında hangi projeleriniz öne çıkıyor?

Yurtdışında üç kıtada, on ülkede projeler gerçekleştirdik. Bunlar arasında Karadağ’daki Portonovi Resort, ölçeği ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla öne çıkan işlerimizden biri. Bunun yanı sıra Bulgaristan, Etiyopya, Rusya, Irak ve Balkanlar’da otoyol ve büyük ölçekli projelerde edindiğimiz deneyimler, bizi uluslararası pazarda güçlü bir uygulamacı haline getirdi. Türkiye’de edindiğimiz sürdürülebilir peyzaj çözümleri deneyimimizi, özellikle yakın coğrafya ve Avrupa’da daha görünür hale getirmek istiyoruz.

Peyzajın yanı sıra biyorestorasyon projeleri de yürütüyorsunuz. Biyorestorasyon nedir?

Biyorestorasyon, bozulan veya tahrip edilen alanların ekolojik dengesinin yeniden kurulmasını hedefleyen bir doğa onarımı yaklaşımı. Maden sahaları, otoyol ve boru hattı güzergâhları, enerji ve altyapı projeleri bu açıdan en hassas alanlar. Bu projelerde amacımız; erozyonu durdurmak, toprağı yeniden canlandırmak, yerel bitki örtüsünü geri kazandırmak, biyoçeşitliliği desteklemek ve ekosistemin kendi kendini sürdürebilir hale gelmesini sağlamaktır.

Bir Cevap Yazın