Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Bir yatırımcı nasıl t’avlanır?

Girişimciler, geçtiğimiz yıllarda olduğu kadar kolay yatırım bulamıyor. İş fikrinin global olması, fatura kesmeye başlanmış olması, güçlü bir ekibe sahip olunması gibi kriterleri aşamayanlar yatırımcının yanına neredeyse hiç yaklaşamıyor. Yenilenebilir enerji, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlardaki girişimler görece daha şanslı olmakla beraber, her yatırımcı veya her fonun ilgi alanları da farklı oluyor. Kimi e-ticaret girişimlerini öncelerken bir diğeri büyük veri girişimlerini ön planda tutabiliyor. Ülkemizde birçok GSYF (Girişim Sermayesi Yatırım Fonu), hızlandırma merkezleri, kuluçkalar, kitle fonlama platformları gibi girişim ekosistemini destekleyen merkezler bulunuyor. Ama yine de yatırımcının dilini iyi bilmeyenler roketini fırlatamıyor. Peki yatırımcı kime, nasıl ve neden yatırım yapıyor? Bu soruya yatırımcılardan aldığım yanıtları 10 maddede sıralamaya çalıştım. 

Yatırıma ihtiyacınız yokken konuşmaya başlayın:Yatırımcılar ile yatırıma ihtiyacınız olmadığı zamanda konuşmaya başlayın. Bu sizin yatırımcı görüşmelerinde daha rahat olmanızı sağlar. Paranızın bitmesine yakın bir dönemde yatırım aramaya başlarsanız bunu yatırımcılara yansıtırsınız ve ipleri onların eline vermiş olursunuz. 

İletişim sürekli güncellenmeli: Başarıya ulaşmak için sadece fikir yeterli değil. Yatırım almak isteyen girişimcilerin, sağlam bir temel üzerine inşa edilmiş bir yapıya sahip olmaları gerekiyor. Şeffaf bir iletişim, yatırımcının girişimciye olan güvenini artırır ve iş birliği için uygun bir zemin oluşturur. 

Tutku ve yetenek önemli: Yatırımcıyı etkilemek için birkaç kritik unsur var. Öncelikle, girişimcinin ve ekibin tutkulu, yetenekli ve deneyimli olması büyük önem taşıyor. Bir girişimcinin sahip olduğu liderlik nitelikleri, işletme becerisi ve sektör bilgisi, yatırımcıların güvenini kazanmasını sağlar. 

Net gelir modeli: Finansal açıdan bakıldığında, bir girişimin net bir gelir modeli ve bütçeye sahip olması, yatırımcıların güvenini artırır. Ayrıca, girişimin gelecekteki stratejisi ve taşıdığı riskleri doğru adresleyebiliyor olması ve minimumda tutması kritik unsurlardan bazıları. Doğru şekilde yapılan bir risk yönetimi, yatırımcıların güvenini pekiştirecektir. 

Yatırımcı büyüme potansiyeli yüksek iş fırsatı arar: Yatırımcıları ikna etmek için, girişimin pazarda gerçek bir ihtiyaca hitap edip etmediğini göstermek şart. Bu, ürünün yalnızca çalışır bir prototip veya MVP (Minimum Viable Product) olarak sunulmasından daha fazlasını gerektirir. Girişimciler, sunumlarında girişimin pazardaki boşluğu nasıl doldurduğunu veya yeni talepler yaratma çabasını net bir şekilde ortaya koymalıdır. 

Rekabet avantajı: Pazarın zaten rekabetçi doğası gereği, girişimlerin kendilerini farklı kılmaları önemlidir. Ürün veya hizmetin benzersiz özellikleri, maliyet etkinliği, hızlı erişim imkanları ve stratejik konumlar gibi unsurlar, rekabet avantajı sağlayarak girişimi öne çıkarabilir. 

Veri ve rakamlara hakimiyet önemli bir faktör:Girişimcinin içinde bulunduğu pazarda paranın nasıl bir yol izlediğini idrak etmiş olması kritik.  Aynı bağlamda, veri ve rakamlara hakimiyeti girişimcinin yatırımcıyı “ikna etmesinde” önemli bir faktör. Girişimcinin performansını ölçmek için gerçekçi metrikler belirlemesi, kilometre taşlarını bu verilere dayandırması, ve bu gidişattan yatırımcıları sıklıkla bilgilendirmesi de güven veriyor. 

Yatırımcı 1 koyup 5 almak ister: Yatırımcı en özet haliyle 1 koyup 5 almak ister. Eğer yatırımcı VC (girişim sermayesi fonu) ise dört beş yıl yatırım yaptığını, sonraki dört beş yılda da yatırımlardan geri dönüşleri beklediğini düşünürsek, ilk dört beş yıla ekme dönemi, sonraki dört beş yıla ise biçme dönemi diyebiliriz. Eğer VC bir girişime ekme döneminde yatırım yaptıysa bu girişimin kullanıcı sayısı, gelir, değerleme gibi metriklerinin dört beş yıla en az beş katına çıkmasını bekler. Bunun içinde hata payı olacağını da düşünürsek yatırım yaptığı anda girişimin 10 kat büyümesini hayal eder. 

Girişimci risklerin farkında olduğunu hissettirmeli: Girişimin karşılaşabileceği riskleri anlamak ve bu risklere karşı nasıl başa çıkılacağını bilmek ve bunun öneminin farkında olduğunu hissettirmek, girişiminizin değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlayabileceğini göstermek yatırımcı karşısında size önemli bir avantaj kazandırır. 

Cinsiyet dengeli ekipler: Cinsiyet dengeli yönetim ekiplerine yatırım yapmak, yalnızca erkeklerin yer aldığı ekiplere oranla yüzde 25 daha yüksek değerleme sağlıyor. Bu nedenle ekiplerde kadınlara yer vermek, yatırımcının güvenini kazanmada önemli bir etken olarak öne çıkıyor. 

Bir Cevap Yazın