Medikal Ozon Oksijen Derneği Başkanı Dr. Lale Yeprem, 2000 yılından bu yana ozon tedavisi yapıyor. Dr. Yeprem, Batı’da metodun 60’lı yıllardan beri kullanıldığını söyleyerek, “İlk başlarda ağır yara ve yanıklarda uygulanıyordu. Ancak bugün tüm dünyada diyabetten kansere kadar çok geniş bir kullanım yelpazesi var” diyor.

ÜRÜN DİRİER
Ozon ile tanışmasının 1999 yılına denk geldiğini söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Lale Yeprem, işe başlama hikayesini şu sözlerle anlatıyor: “Bağışıklık sistemim çöktüğü için sürekli hastalanıyordum ve devamlı yorgundum. Bir hocamın tavsiyesi üzerine ozon tedavisi gördüm. 15 gün içinde toparlandım, enerjik bir insana dönüştüm. Mucize gibiydi benim için. Sonra ben de hastalarıma bu uygulamayı yapmak istedim. Londra’dan düzenlenen dünya ozon kongresine gittim. Döndükten sonra da hemen işe giriştim. O zamanlar Türkiye’de nereseyse hiç bilinmiyordu.”
16 YILDIR HASTALANMIYORUM
Dr. Yeprem’in anlattığına göre ozon tedavisi, diyabet, romatizma, eklem aşınmaları, kireçlenme, kolit, chron, hepatit, kronik yorgunluk, fibromiyalji, ağrı, fıtık, alerji, migren ve akne gibi onlarca hastalık ve rahatsızlıkta kullanılıyor. Yan etkisi ise, anti aging yani gençleştirme özelliği. Çünkü ozon vücuttaki onarım mekanizmalarını hızlandırıyor. 16 yıldır kendisine ozon tedavisi uyguladığını söyleyen Dr. Yeprem, “Neredeyse hiç hastalanmıyorum” diyor.
KRALİÇE DE OZONLANIYOR
Ozon tedavinin uygulaması ise çok basit. Hastadan bir miktar kan alınarak, 3 atomlu oksijenden ibaret olan ozon ile zenginleştiriliyor. Zenginleştirilen kan hastaya geri enjekte ediliyor. Böylece dokulara daha fazla oksijen bırakılmasını sağlanarak, doku tamiratı hızlandırılıyor. Bağışıklık sistemini dengeleyen ozon, lökositlere oksidasyon yaparak vücudun doğal antioksadan kalkanlarını aktive ediyor. Kronik hastalıklarda görülen mikropsuz iltihapları (enflamasyon) kontol altına alarak, metabolizmanın kendi iyileşme sürecini harekete geçiriyor. Kırmızı kan hücrelerinin içindeki şeker ve kolesterol metabolizmasını da düzenliyor. Kanserde ise destek tedavi olarak kullanılabiliyor. Bağışıklık sistemini uyandırdığı için, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini zayıflatıyor. Böylece hasta sosyal hayattan kopmadığı gibi işine gücüne de devam edebiliyor. Ozon tedavisi, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in de düzenli olarak kullandığı bir yöntem olduğu için ‘Tedavilerin Kraliçesi’ adıyla anılıyor.

Bir Cevap Yazın