Son Mucit

Yeni dünyanın haber portalı

Evrim aslında sosyalistmiş

  Evrim çalışmalarında son 50 yıl bir indirgeme çağı olarak geçti. Yani her şeyin bireysel çıkar ve bencil genlerle açıklandığı bir anlayışla. Ancak artık bilimsel yaklaşımlarda holistik çağa geçildi. Bütüncüllük çağı da diyebiliriz. Özetle, bir bütünün onu oluşturan parçalarının toplamından daha büyük olduğunu savunan kuram. Sosyal böceklerin, insan topluluklarının ve birçok türü bir arada barındıran ekosistemlerin, mutasyon ve evrimleri dürtükleyen ‘seçici etki’ye karşı tek bir süper-organizma gibi davrandıklarını açıklıyor bu kuram. Dönüm noktası 70’lerde biyolog Lynn Margulis’in, karmaşık yapılı çekirdekli hücrelerin aslında bakteri hücrelerinin sembiyotik (birbirinden çıkar sağlama) ilişkilerinin aynısı olduğunu ortaya koymasıyla başladı. Bugün, organizma olarak adlandırılan her canlının, bireysel hücrelerin yüksek derecede organize olmuş pozisyonu olduğunu biliyoruz. Bu durum bir grup organizmanın da aslında organizma benzeri yapılar gibi davranıp ahenk içerisinde evrim geçirdiğini inkar etmeyi zorlaştırıyor. Bir çok bilim insanı artık ekosistemlerde ve türlerde, bencil gen fikrine dayandırılan bireysel seçilimin, grubun genel iyiliği adına ayağının kaydırıldığını kabul ediyor. Şimdi bu bilinç ışığında dinin ve insan biyokültürel evriliminin doğasını daha iyi analiz etmek mümkün olabilir. Antropolojinin ve evrim kuramcılarının bu süper-evrim tezinden öğreneceği çok şey var.  

Bir Cevap Yazın